Kentin Yükselen Değeri | 30 Yıllık Tecrübemizle Meram Yeniyoldayız | Şehrin En Büyük Arsa Ofisiyiz

Haber Detayları

Depremlerin arkasi kesilmiyor! Konya önlemini aliyor
Projeler 4.02.2026
Depremlerin arkasi kesilmiyor! Konya önlemini aliyor

6 Subat’ta yasanan ve Türkiye’yi yasa bogan asrin felaketinde, binlerce kisi depreme dayaniksiz konutlar nedeniyle hayatini kaybetti. Yakin zamanda Istanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklügündeki deprem ve ülke genelinde devam eden sarsintilar, benzer endiseleri yeniden gündeme tasidi.

Türkiye’nin deprem gerçegiyle yüzlestigi bu süreçte, mimarlarin rolü ve sorumlulugu her zamankinden daha büyük önem tasiyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi mezunu Konyali mimar Ferudun Uluca (47), bu konuda yaptigi degerlendirmelerde, yapi denetim sistemindeki gelismeleri, kentsel dönüsümün gerekliligini ve depreme dayanikli yapi tasariminda dikkat edilmesi gerekenleri vurguladi.

depremlerin-arkasi-kesilmiyor-konya-onlemini-aliyor.jpeg

“KURALLARI IYI KOYDUK, SIMDI BUNLARI SAHADA DA SIKI TAKIP ETMEK GEREK”

Türkiye'deki yapi denetim sistemi ve imar mevzuatinin geçirdigi dönüsümü degerlendiren Uluca, özellikle 1999 depreminin ardindan yapi denetim sisteminin sahada daha görünür hale geldigini belirterek, Açik konusmak gerekirse, Türkiye’de yapi denetimi ve imar mevzuati, özellikle son 20 yilda ciddi bir dönüsüm geçirdi. 1999 depremi hepimiz için büyük bir uyanis oldu. Yapi denetim sistemi artik kagit üzerinde degil, sahada da daha görünür durumda. Denetim firmalari projeyi bastan sona izliyor, kontrol ediyor. Tabii sistemin aksayan yönleri yok mu? Var. Ama mevzuat olarak baktigimizda, elimizde aslinda güçlü bir çerçeve var. Deprem yönetmeligimiz, dünya standartlarinda. 2018’de çikan yönetmelik, mühendislik açisindan oldukça ileri seviyede. Biz mimarlar olarak projelerimizi bu kurallara göre çiziyoruz. Ama her sey sadece kagit üzerindeki yönetmelikle bitmiyor. Uygulamada taviz verilirse, en iyi mevzuat bile bir ise yaramaz. O yüzden bizim bakis açimiz su, kurallari iyi koyduk, simdi bunlari sahada da siki takip etmek gerek.” dedi.

“ELIMIZI TASIN ALTINA KOYMAKTAN ÇEKINMIYORUZ”

Kentsel dönüsümün önemine de deginen Uluca, “Ayrica sunu da eklemeliyim, kentsel dönüsüm meselesi çok önemli. Vatandasin güvenli ve saglikli konutlarda yasamasi bizim önceligimiz. Bu süreçte biz mimarlar da elimizi tasin altina koymaktan çekinmiyoruz.” ifadelerini kullandi.

depremlerin-arkasi-kesilmiyor-konya-onlemini-aliyor.jpg

“SISMIK IZOLATÖRLER CIDDI BIR FARK YARATIYOR”

Konya'daki projelerde yeni teknolojilerin kullanimina deginen Uluca, “Konya aktif bir fay hatti üzerinde degil ama yine de deprem riskini tamamen yok sayamayiz. Biz projelerimizde yeni teknolojilere yer vermeye büyük özen gösteriyoruz. Sismik izolatör konusu, genellikle hastane, okul, kamu binasi gibi stratejik yapilarda öne çikiyor. Konya’da Sehir Hastanesi gibi büyük ölçekli yapilarda bu sistemler aktif olarak kullanildi. Bu tip yapilar için deprem sirasinda hizmetin devam etmesi çok önemli, sismik izolatörler ciddi bir fark yaratiyor. Biz de mimarlar olarak bu sistemleri projelere entegre ederken hem mühendislik hesaplarini hem de mimari tasarimi uyum içinde götürmeye dikkat ediyoruz. Yüksek dayanimli betonlar ise artik neredeyse standart haline geldi diyebiliriz. Özellikle zemin durumu zayif olan bölgelerde ya da kat adedi yüksek yapilarda C35-C50 sinifi betonlar tercih ediliyor. Yani teknolojiye kapali degiliz, tam tersine, güncel malzeme ve sistemleri projelere entegre etmek bizim hem mesleki hem vicdani sorumlulugumuz. Ama tabii burada sunu da belirtmek gerek, bu teknolojilerin yayginlasmasi biraz da maliyetle ilgili. Iste bu noktada da devletin yönlendirici ve destekleyici olmasi çok kiymetli. Konya Sehir Hastanesi, bu konuda çok iyi bir örnek. Bu proje, sadece saglik altyapisi açisindan degil, ayni zamanda deprem güvenligi ve yapi teknolojileri bakimindan da Türkiye’ye örnek olabilecek bir yapi. Bu hastanede sismik izolatör teknolojisi kullanildi. Binanin temel ile üst yapisi arasinda özel izolatörler yerlestirildi. Bu sistem sayesinde, bir deprem aninda zemin hareket etse bile bina üst kismi bu sarsintiyi neredeyse hissetmiyor. Böylece hem bina ayakta kaliyor hem de içindeki hizmetler özellikle ameliyathaneler, yogun bakim üniteleri gibi hayati bölümler kesintisiz çalismaya devam ediyor. Bu, hastaneler için hayati önemde. Ayni sekilde, bu projede yüksek dayanimli beton ve yüksek süneklige sahip donati sistemleri kullanildi. Yani sadece mukavemet degil, yapinin esneme kapasitesi de artirildi. Biz mimarlar olarak bu tip projelerde mühendislerle çok yakin çalisiyoruz, çünkü mimari estetik kadar yapi güvenligi de bizim sorumlulugumuzda. Özellikle böyle kritik yapilarda form, tasiyici sistem ve malzeme bir bütün olarak ele alinmali. Bunun disinda Konya’daki bazi özel konut projelerinde de artik radye temel, tünel kalip sistemi, hatta akilli bina otomasyonlariyla entegre çalisan yapisal saglik izleme sistemleri bile kullanilmaya baslandi. Yani sadece büyük kamu binalarinda degil, özel sektörde de bu teknolojilere ilgi artiyor.” dedi.

DEPREME DAYANIKLI YAPI TASARIMINDA DIKKAT EDILEN UNSURLAR

Uluca, Konya'da depreme dayanikli yapi tasarimi konusunda en çok dikkat ettikleri unsurlari su sekilde siraladi:

Zemin etüdü ve uygun temel sistemi, tasiyici sistem kurgusu, malzeme kalitesi, deprem yönetmeligine uygun projelendirme, kat adedi ve kütle dengesi, kullanici güvenligi ve kaçis rotalari.

depremlerin-arkasi-kesilmiyor-konya-onlemini-aliyor-001.jpeg

“BIR MIMARIN KALEMI HAYAT KURTARIR”

Türkiye gibi bir deprem kusaginda mimarlik yapmanin en büyük sorumlulugunun insan hayatini koruyan, depreme dayanikli yapilar tasarlamak oldugunu vurgulayan Uluca, “Türkiye gibi bir deprem ülkesinde mimarlik yapmanin en büyük sorumlulugu, insan hayatini koruyan, depreme dayanikli yapilar tasarlamaktir. Estetikten önce yapinin güvenligini düsünmek zorundayiz. Her çizdigimiz proje, birilerinin yuvasi, siginagi olacak. Bu yüzden saglam zemin etüdü, dogru tasiyici sistem, yönetmelige tam uygunluk ve mühendislerle koordineli çalisma bizim mesleki vicdanimizin temelidir. Unutulmamali ki, bir mimarin kalemi bazen bir hayat kurtarir. Mimarlik sadece çizim degil, sorumluluk ve vicdan isidir. Hele ki Türkiye gibi deprem kusaginda yer alan bir ülkede, biz mimarlar için her proje bir emanet, her bina bir can demektir. Depreme dayanikli sehirler, ancak bilinçli mimarlarla, sorumlu mühendislerle ve kurallara uyan bir toplumla mümkündür.” dedi.

 

 Muhabir